Sebat Haber | 'Haber Sizsiniz'

SANDIK GELDİĞİNDE; OY KULLANACAK OLANLAR!

2025 yılında fındık 350 TL;2026'da 155 lira!

Aradan sadece bir yıl geçti...Ne olduysa oldu, fındığın fiyatı bir anda yarıya doğru geriledi.Çünkü çiftçinin kara gün dostu TOPRAK MAHSÜLLERİ OFİSİ (TMO) devreye girdi! Fındık aynı fındık, Toprak aynı toprak, Üreticinin emeği aynı emek, Gübre aynı gübre, ilaç aynı ilaç, mazot aynı mazot milyar olarak aynı da para birimi bakımından fiyatlar uçmuş, Hatta üreticinin belindeki ağrı bile aynı! Ama ne hikmetse fındığın fiyatı bir yılda yarıya indi. urada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:Acaba geçen yıl fındık çok mu değerliydi, yoksa bu yıl üretici mi değersizleşti? Belki de üretici 350 lirayı görünce fazla umutlandı. Belki de birileri, “Nasıl olsa unutur, nasıl olsa satar, nasıl olsa mecbur” diye düşündü. Çünkü üreticinin en büyük zaafı galiba hâlâ aynı: Üretmek zorunda olması! Üretici fındığa masrafını yaptı. Satmazsa borcunu ödeyemiyor, Satsa emeğinin karşılığını alamıyor, Beklese masrafı artıyor, Erken satsa fiyatı düşüyor, Yani seçenekler değişiyor ama sonuç pek değişmiyor. PEKİ ÜRETİCİ NE YAPIYOR?                                                                                                  Çoğu zaman seyrediyor, Birileri fiyat açıklıyor, üretici bekliyor, Birileri rekolte açıklıyor, üretici bekliyor, Birileri “piyasa şartları” diyor, üretici yine bekliyor, sonra da hep birlikte: “Allah bereket versin.” diyoruz. Elbette Allah bereket versin.Ama insanın aklına şu soru da geliyor: bereket sadece üreticinin bahçesine mi uğruyor, yoksa ürünün fiyatına uğramadan başka yerlere mi gidiyor? Trabzon sevdası sadece tribünde mi? Trabzonspor'a gelen futbolcuların Trabzon'la bir şekilde bağlantısının kurulması, geçmişlerinin araştırılması ve şehrin bundan gurur duyması güzel. Hatta dedeleri Trabzon'dan çıkan bir futbolcunun Trabzon'a gelmesi bile büyük bir heyecan yaratabiliyor. BUNA DA EYVALLAH... Ama insan ister istemez şunu sormadan edemiyor: Dedeleri Trabzon'dan çıkan bir futbolcuyla övünenler, dededen toruna ömrünü Trabzon'a, Trabzonspor'a ve bu şehrin gerçek sahiplerine adamış insanlarla da biraz olsun övünse nasıl olur? Trabzonspor'a gelen futbolcuya gösterilen ilginin, yıllardır Trabzon'un bahçelerinde alın teri döken fındık üreticisine de küçük bir kısmı gösterilse... Ne kaybederiz? Bir futbolcunun Trabzon'la olan bağı gurur vesilesi oluyorsa, nesillerden beri Trabzon'da yaşayan, bu toprağı işleyen, fındık üreten insanın Trabzon'la bağı neden daha az kıymetli olsun?   Futbolcu sahada mücadele ediyor.Üretici bahçede...Futbolcu formasını terletiyor. Üretici toprağı...Biri 90 dakika mücadele ediyor.                                                                Diğeri aylarca, hatta bir ömür!Trabzonspor kazandığında sokaklara çıkıyor, bayraklarımızı asıyor, seviniyoruz.Peki Trabzon'un fındık üreticisi kazandığında, yani emeğinin karşılığını aldığında neden aynı ölçüde sevinmiyoruz?Hele bir de seçim zamanı gelince... Bir şeyi de unutmamak lazım! Trabzon'un nüfus kâğıdında Trabzon yazan, bu şehirde doğmuş, büyümüş, yaşayan, çalışan, üreten insanlar var.Size oyu ve oyları verecek olanlar Salah değil. Salah'ın Trabzon'a gelmesi elbette güzel bir hikâye olabilir.Dedelerinin Trabzon'dan çıkmış olması da elbette güzel bir ayrıntıdır. Ama sandık geldiğinde oy kullanacak olanlar; Trabzon'un insanlarıdır,Bahçesinde fındık üretenlerdir,Yağmurda, çamurda çalışanlardır, Bu şehrin sokaklarında yaşayanlardır,Vergisini verenlerdir,Çocuğunu burada fındık parasıyla okutanlardır, Kısacası nüfus kâğıdında Trabzon yazan ve hayatını Trabzon'a bağlayanlardır. O nedenle Trabzon'un gerçek sahiplerini ve üreticisini unutmamak, hatırlamak ve hak ettiği değeri vermek gerekiyor. Çünkü seçimden seçime hatırlanan üreticinin, seçimden seçime verilen sözlerle karnı doymuyor, üreticinin istediği ayrıcalık değil,emeğinin karşılığını istiyor,fındığının gerçek değerini istiyor, çocuğunun geleceğinden endişe etmeden üretmek istiyor.Asıl mesele ne? Asıl mesele belki de fındığın fiyatının yarıya inmesi değil, Asıl mesele, üreticinin buna karşı neden yeterince ses çıkaramadığıdır,Üretici örgütlü değilse, güçlü bir pazarlık gücü yoksa ve “nasıl olsa satmak zorundayım” psikolojisinden kurtulamıyorsa, fiyatı belirleyen taraf üretici olmaktan çıkıyor. SONRA DA ORTAYA ÇOK İLGİNÇ BİR TABLO ÇIKIYOR: Fındık üreticisi çalışıyor, tüccar bekliyor, sanayici hesap yapıyor, ihracatçı pazarlıyor, devlet seyrediyor, üretici ise bütün bunların sonunda elindeki fındığın fiyatını merak ediyor! Üstelik üreticiye de zaman zaman: “NİYE ÖRGÜTLENMİYORSUN?” “NİYE HAKKINI ARAMIYORSUN?” Deniliyor. Haklı sorular...                                                                                                                    Ama bir soru daha sormak gerekiyor: üreticinin hakkını arayabilmesi için gerekli ekonomik ve örgütsel güç neden yıllardır oluşturulamadı? Çünkü üreticinin ilgisizliği kadar, üreticiyi ilgisizliğe ve çaresizliğe mahkûm eden düzeni de konuşmak gerekiyor.1938 yılında kurulan fındık üreticilerin örgütü Dünya markası FİSKOBİLİK çeşitli nedenlerden dolayı etkisiz hale getirilmeye çalışılıyor.2025 yılında 350 TL olan fındık 2026 yılında 155 TL’ye inmişse yalnızca fındığın fiyatıysa mesele ekonomik. Ama üreticinin emeğinin değeri de aynı hızla düşüyorsa... İşte o zaman mesele çok daha büyük! Yarın yine fındık üreticisi bahçesine girecek,budayacak, gübreleyecek, ilaçlayacak, temizleyecek, hasat edecek..., sonra yine bekleyecek, ve belki gelecek yıl fındığın fiyatı yeniden yükselecek. O zaman da hep birlikte: “Bakın, fındık ne kadar değerlendi!” diyeceğiz. Oysa üretici belki de sadece şunu söyleyecek: “Değerlenen fındık mı, yoksa geçen yıl değeri düşürülen emeğim mi?” Ve belki artık Trabzon olarak kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Trabzonspor sevdası bizim için ne kadar büyükse, Trabzon'un gerçek sahiplerine ve bu toprağın gerçek üreticisine olan vefa borcumuz da o kadar büyük değil mi? Dedeleri Trabzon'dan çıkanlarla övünmek güzel... Ama dededen toruna Trabzon'da yaşayan, bu şehre ve Trabzonspor'a gönül veren, toprağını işleyen, fındık üreten insanları unutmamak daha güzel. Çünkü unutmayalım: Sahada Trabzonspor için tezahürat yapan da, bahçede fındık için ter döken de bu şehrin insanıdır.Ve sandık geldiğinde...                                                                Size oyu ve oyları verecek olanlar Salah değil; nüfus kâğıdında “Trabzon” yazanlardır. O halde seçimden seçime değil, her zaman hatırlayın,Fındık üreticisine biraz sahip çıkın. Biraz değer verin. ÇÜNKÜ TRABZON'UN GERÇEK HİKÂYESİ SADECE SAHADA DEĞİL;BAHÇELERDE, TARLALARDA VE ALIN TERİNDE DE YAZILIYOR.
19 Ağustos 2026 Çarşamba 19:46

http://www.sebathaber.com/haber/sandik-geldiginde-oy-kullanacak-olanlar-30117.html